Tavusker ve Ortizliler Haber Portal: Kadir Haşimoğlu Kadir Haşimoğlu ================================================================================ eezmi on 31 October, 2011 02:55:00 -AŞKIMIN BÜYÜSÜ İsmini dağlara taşlara kazısam toprak dayanmaz Gökyüzüne asayım desem,bulutlardan daha beyaz Suya döksem göz yaşımı buz tutar, su bile kaynamaz. Şu zavallı kalbime sığarda ismin,dünyalara sığmaz. İşletsem seni gönül kilimime desen desen, imlek imlek Ne iplik anlar, ne mekik anlar beni nede işleyen bilek Petek petek bal olsan karanlık gönül kovanımda yenilecek Bende başka anlamaz seni ne arı nede başka bir böcek. Aşkın engin bağında açan gonca bir gül olsan solmayan , Seni ne çapa anlar ne kürek anlar nede bakan bahcivan. Sahra çölünde serap olsan uzaktan bakınca kaybolmayan. Tek soluklansam gölgende,ne bir bedevi nede bir kervan. -MUTLULUK Mutluluk anlamı olmayan içi boş kelime, Benim için içinden çıkılmaz,çözülmez Cevabı olmayan karmaşık bir bilmece. Kendisi ne ki zaten topu topu üç hece. Bunca yıldır anlamını hiç bilmedim. Merak edip, bir bilene sorayım dedim. Kimi omuz silkti,dudak büktü bazısı. Bırak hiç sorma kardeşim dedi yarısı. Derken haftanın birinde,günlerden Cuma Ansızın sessizce geldi düştü avucuma Uzandı durgun bir ırmak gibi karşımda Yakalamıştım sonunda,bak şu şansıma. Derken oldu binlerce sabun köpüğü gibi Uçmaya başladılar etrafımda durmadan. Yakalamak isterken,onlar bir bir patlıyor. Acımasızca gayretime çabama aldırmadan. Yağmur olmadan gökkuşağına dönüşüyor. Renge renk oluveriyor çorak hayat ufkumda. Yakalamak istiyorum,hayret birden kayboluyor. Kararmaya başlıyor hayatımda, umudumda. Sevimli dünya tatlısı bir çocuk oluveriyor. Herkesin yüzüne neşeyle,kahkahayla gülüyor. Sevmek okşamak istiyorum, ama işte olmuyor. Nedense bana gelince hep ağlıyor,ağlıyor,ağlıyor. Biliyorum hep ağlayacak bir ömür boyu benimle, Bir günlük mutluluk da ancak bu kadar dedim. Elden ne gelir ki buymuş benim değişmez kaderim. Bu hayatımda olmadı ,ahrette ise ALLAH kerim SEN GİDİNCE Sakın..sakın hoşcakal deme bana Eğer gidersen sessizce çek git. Bırak bırak söndürme öylece kalsın. Senden hatıra bana son izmarit. Silmem bardağındaki ruj izini. Kırılıncaya kadar kalsın yerinde. Kimse çalmıyor artık kapımı. Çünki senden sonra bozdum zilini. Defterimin arasında kurudu kaldı, Sana getirdiğim son hediyem çiçek Öylece kurudu yapraklar arasında Ben ölünce oda benimle gömülecek. YAPAMAM Şanlı Tarih yazarım,destan yazarım, Ama yalanı,birde kaderi yazamam. Toprağı dişimle tırnağımla kazarım, Ama insanlara arkadan kuyu kazamam. Sırtıma yükleseler dağları dahi taşırım. Ama üç kuruş çıkarım için laf taşımam. Yağmur olur yağarım,sel olur taşarım. Ama yolumdan,birde çizgimden taşamam. Yeri gelir onurum için kan bile akıtırım. Ama sevdiklerimden göz yaşı akıtmam. Yokluğa,hatta susuzluğa,açlığa katlanırım. Ama ihanete,birde sensizliğe katlanamam. Hatamda suçumu itiraf etmekten utanmam, Ama insanlara iftira etmekten utanırım. Sevgimi,değerler verdiklerimi kıskanırım. Başkasının aşkını,kazancını kıskanamam. İSTERİM Bir çorak bağ var içimde Ona;Elma ,nar,incir isterim. Bir garip mecnun var içimde. Ona;Çöl,Leyla, zincir isterim. Bir karanlık yol var içimde. Ona;Ulaşacak yürek isterim. Bir bilinmez cevher var içimde. Ona;dinamit,kazma,kürek isterim. Bir ulaşılmaz dağ var içimde. Ona;yağacak akpak kar isterim. Bir islahsız deli yürek var içimde. Ona;sahip olacak tek yar isterim. Bir uçmaya hasret kuş var içimde. Ona;uçuracak bir çift kanat isterim. Bir yazılmış güfde var içimde. Ona;şarkı yapacak sanat isterim. Bir bilinmeyen gerçek söz var içimde. Ona; söylenecek yalan isterim. Bir eldeğmemiş hazine var içimde. Ona; sahip olacak hırsız,talan isterim YANMAK NEDİR BİLİRMİSİN? Tutuşup alevlenip yanmak nedir bilirmisin sen? Çıra gibi değil, nede susuzluktan çatlayan toprak. Ölüme gidersin yavaş yavaş için için yanarak. Anlarsın eğer seni benim sevdiğim gibi seversen. Çıra ısı verir ,aydınlatır ışığı ile etrafını yanarak. Yeşerir üç damla yağmuru görünce kuruyan toprak Sende yanarsın aşk ateşinde ama aydınlanmaz etrafın. Nede yeşerir yağmur görmüş toprak gibi her tarafın UTANIYOR Nerdendi geldim lanet olası ,yıkılası dünyaya Dipsiz kuyu gibi kayboldum karanlığı içinde Aşka eller kanatlanıp uçarken,bense hala yaya. Ağlamaktan yaş kalmadı gözlerimin içinde. Bu yaşta birini sevdim onun için ağlıyorum. Gördüğüm her ıssız yerde vede her kuytuda. Bir o vefasız duymadı beni,her seven duyduda. Sevildim,seviyorum ,ben artık benden utanıyorum. Ağlayan gözlerimle silen ellerim dost oldu Yağan yağmur durdu,hatta ırmaklar kurudu. Ne gözler ağlamaktan,nede silen eller usandı. Bu yaşata aşka ağlayan gözler benden utandı. Tanrım bu sevgiye ben değil,beni sen attın. Ohalde beni başka,onu orda neden yarattın. Sev dedin sevdim,beni ona ,onu bana tanıttın. Dua için sana açılan bu eller benden utandı. Ölesiye sevemek çok güzel,lakin sevilmekte. Böyle yasak aşkı yaşamakta bir ,aşka ölmekte. Ben ona inandım vede sevdim, oda bana kandı. Bu yaştaki aşktan yüreğim,yüreğim benden utandı. Herşeye ragmen ne olur onu anlıma yazsınlar. Günahı neyse razyım,isterse kor ateşe atsınlar. Seven kalbimdi,söyeleyen dilim,kulak duyandı. Bu sevgimden ötürü tum uzuvlar benden utandı. SEVGİLİM Sevdiğim bana çocukca kötü bir oyun ettin. Mutlu günümde vurdun hançeri kanıma girdin. Bu kötü oyunda hem ben hem sen kaybettin. Benden kaçtın ben hala peşinde koşuyorum. Hayatımı aydınlatan hem ay hem güneştin. Birini ansızın karabulutlar sardı bir anda. Diğeri kayboldu koca buzdağların ardında. Ben şimdi kaldım karanlıkta,çok üşüyorum. Canım ne desem inanmıyor, kanmıyorsun. Giderken yıktığın hayata dönüp bakmıyorsun. Bana değil kendi yaptığın oyuna inanıyorsun. Verdin silahı elime ben kendimi vuruyorum. Gel canım bunu bana yapma etme eyleme Affetmek varken ikimizide nefretle besleme Hastayım son nefesimde getiriyorum besmele. Yüreğime vurdun ayrılık hançeri ben ölüyorum. YETER Gün gelir beni sevmek istersen eğer. Başka yerde arama,kalbine sor yeter. Ölmem gerekse be gülüm,sana değer. Kurşuna gerek yok,bakışınla vur yeter. Hiç doğmasın sabah güneşim yarınıma. Bu gece de yoksa yanımda gül bedenin. Karanlık değil,sensizlik dokunur kanıma. Işığım güneş değil,seninle gelen nur yeter. MUTLULUK RESMİ Bana mutluluğun resmini çiz deseler. Seni anlatmaya çalışırdım onlara. Boyunu selviye, saçlarını sümbüllere eş tutar, Gözlerinin ışığına yıldızları pay biçer, Dudaklarının rengini güneş kızıllığına, Yüzünü parlaklığı ise ay ışığına. Ya dişlerin dizilişini inci parlaklığına, Boynundaki güzellik yok ceylanda. Adım atışların kıskandırır kısrağı. Gökkuşağı kemer olsa ince beline, Yakıştım mı acaba der kendi kendine. Yazı yazmaya hazır kalem parmakların Kaşların amazon elindeki duran yay gibi Kirpiklerin her bakışında deler bu kalbi Bakıp da bu resimden anlam çıkarsalar. Benim sana olan aşkım yinede anlamazlar. Anlasalar zaten resmi mezatlarda satmazlar. SEVGİLİM Sevdiğim bana çocukca kötü bir oyun ettin. Mutlu günümde vurdun hançeri kanıma girdin. Bu kötü oyunda hem ben hem sen kaybettin. Benden kaçtın ben hala peşinde koşuyorum. Hayatımı aydınlatan hem ay hem güneştin. Birini ansızın karabulutlar sardı bir anda. Diğeri kayboldu koca buzdağların ardında. Ben şimdi kaldım karanlıkta,çok üşüyorum. Canım ne desem inanmıyor, kanmıyorsun. Giderken yıktığın hayata dönüp bakmıyorsun. Bana değil kendi yaptığın oyuna inanıyorsun. Verdin silahı elime ben kendimi vuruyorum. Gel canım bunu bana yapma etme eyleme Affetmek varken ikimizide nefretle besleme Hastayım son nefesimde getiriyorum besmele. Yüreğime vurdun ayrılık hançeri ben ölüyorum. DİLENCİ Bir kış günü bir dilenci gibi kapını çalsam, Sadaka,para değil,aşkımı bana verirmisin? Yırtık elbisemden görünen çıplak kalbimi, Giydiğim bir elbise gibi,aşkın tülüyle örtermisin? Buyur beklemeden içeri destursuz dalsam, Evin değil,kalbin başköşesine acaba alırmısın? Üşüyorum,çok üşüyorum desem ısıt bedenimi, Sobanla değil,kolların ateşi ile beni ısıtırmısın? Bitap , yorgun ve aç ,susuz düşen şu benliğimi, Yatak,yorgan yerine kollarında uyuturmusun? Midemden çok daha sevilmeye aç olan yüreğimi Aşkımsın ,aşkım,tek aşkım diye doyururmusun? Ağlamaktan halsiz düşen kanlı gözlerimi, Tutmaya kıyamadığım ellerinle silermisin? Yoksa bunların yerine,yıkarak tüm ümitlerimi, Tutup da kolumdan ,kapı dışarı edermisin? Kadir Haşimoğlu SEN Sen…Bir bebek kadar zavallı ve Bir o kadar da masumsun. Erişilmez kayalıktan açan bir çiçek kadar güzel Ve bir o kadarda mis kokulusun Durgun akan ırmakta ki çakıl taşı kadar temiz Ve bir o kadar da yosunsuzsun. Semanın karanlığını yırtan ay kadar parlak Ve bir o kadar da uzak ve ulusun. Benim için yeryüzünde ki tek melek Ve Yaradan için sıradan bir kulsun. Biçilmemiş ipek atlas kadar parlak Ve onu ören böcek kadar da kusursuzsun. Karanlık dünyama yarın doğacak güneş kadar yakıcı Ve yeryüzne kazılmış en derin bir kuyusun Sevgilerden kirlenmiş şu zavallı ruhumu Dinlenen bir yüce bir ilahi misali temizler Bakınca bana sendeki o kömür karası gözler Ben karanlıkta açan solmaya yüz tutmuş bir çiçek Ve sen benim batmayan güneşim,bir damla su, içilecek SENİ SEVİYORUM Seni seviyorum demek bana ; Tüy kadar hafif,omuzlarımdaki zor ağırlık. Güneş kadar parlak,geceler kadar karanlık. Mermer kadar soğuk,har alev kadar sıcak. Giyilen gelinlik kadar kutsal,kefen kadar pak. Bıçak kadar keskin,göz yaşları kadar masum. Bir anlık zevkim,sonsuza kadar namusum. Bulutlar kadar nemli, bir çöl kadar çorak. Bana,senin kadar yakın,benim kadar uzak. Abuhayat kadar tatlı,akrep zehri kadar acı. Sevap kadar hayırlı,günah kadar davacı. Alın yazım kadar kara, kar kadar beyaz. Yaz kadar bereket,kış ayları kadar ayaz. Aşkım bütün bunlar seni sevmek bana. Yüreğim hasrettir hem sana hemde kana. Taşımaz,omuzlarım yorgun düştü aşkından. Değişmez,kaderimi böyle yazmış yaradan. Sevdiğim anlatamadan sana olan aşkımı. Sensiz doldu kader defterim yaprak yaprak. Sen sarmadan sardı bu bedeni karatoprak. ÖZLEMİMDE Kİ SEN Ahhh bir görebilseydim o mehcemalini Kalmazdı yüreğimde ne keder nede gam Ahhh duyabiilseydim şakayan bülbül sesini Kururdu gözümden akan yaşlar gram gram. Ahhh tutabilseydim o sıcacık gül ellerini Kalmazdı ellerimde ne bir kir nede ter Keşke keşke bir görseydim badem gözlerini O günü beklemek inan ölümdende beter. Ahhh okaşayabilseydim o ipek saçlarını. Çekmezdimki ellerimi verseler dünyaları. Taç yapardım başına semanın yıldızlarını Mutlu olmazdım yaşasamda tüm bayramları Sen benim biriciğim sevdiğimYasemimisin Şu alemde belki kötü,belki mutlu kaderimsin Her durumda da bu Kadir sana kurban olsun Gel kollarıma ,artık bu özlemim son bulsun. YOKSAN EĞER Benim vefasızım gittiğin günden beri Gözlerim yorgun,uykuda olansa ruhum. Ne zaman bana geri dönecek olursan eğer. O zaman uyuyan ruhumda seni bulurum. Dönüşü yoksa senin habersiz gidişin eğer. Bil ki günlerim ay, aylarımsa yıla döner. Kışı yaşatma bana ne olur bu baharımda. Aşkın bitmez arzusu dolaşır damarımda Susuzluktan kuruyan bir yaprak misali İşte sarardım soldum dalında sensizliğin İçimdeki suskunluğa çere şarkı emsali Adını geçerim hep dilimdeki mısralarımda ONUN YOKLUĞU Bir Leylam vardı benim sevdiğim. Tek oydu canım,aşkım diyeceğim. Attı beni yalnızlığın soğuk koynuna. Dayanamaz bu yürek onun yokluğuna. Mecnun oldum düştüm çöl deryasına. Dayanırım güneşin çölün kızgınlığına. Katlanırım açlığa,günlerin susuzluğuna. Dayanamam bir tek onun yokluğuna. O yoksa ne anlamı var ki yaşamanın. Tek yolu mahşerse ona kavuşmanın. Ne olur şimdi çıkayım yolculuğuna. Dayanamam bir tek onun yokluğuna. DESEM Sana gülüm desem,koparırlar dalından Ya lalem desem,tarih yazarlar adından Papatyamda ise medet umarlar falından. Yok sana ben canım aşkım diyeyim aşkım. Menekşemde ya eğik sanırlar boynunu Nilüferim desem kirletirler o pak suyunu Susen ise çalmak ister o mis gibi kokunu Yok ben sana yine canım diyeyim aşkım Kınalı kekliğimde,kuzgun kırar kanadın. Ceylanım desem ,çakallar akıtır kanın Maralım desem,destanlara girer şanın. Ben sana yinede canım aşkım diyeyim Kiraz dudaklım desem,pazara dökerler. Gözlerini zeytine benzetsem,tuz ekerler. Yanakların elmada ise,bıçakla keserler. Yok ben onlara canım desem be aşkım. Canım diyeyim ki gelmesinler nazara. Baharın kararıp da ,dönüşmesin hazana. Her gün yalvarırım kaderimizi yazana. Ben onun canı olayım, oda benim aşkım. SEN OLMASAN Dün yine yalnız dolaştım sokaklarda, Seni aradı gözlerim tüm kalabalıklarda, Esen yelde ve hatta kıpırdayan yapraklarda, Sanki ismin söylenirdi açılan tüm dudaklarda. İster zümrütten olsun düşen çiğ damlaları, Altından caddeleri,elmastan ise kaldırımları, Al diye önüme serseler gökteki tüm yıldızları. Yok, ben istemem şayet sen yoksan aralarında. Derdime çare diye bir araya gelse dünya alem. Olamazlar ki bağrımda açılan yaraya merhem. Sensizlik öldürüyor beni her gün dirhem dirhem. Ölüm bile vız gelir bana sen yoksan başucum da. Son anımda dökse de anlıma ecel teri tane tane Tüm hurileriyle emrime bahşedilse cennet-i hane Ben istemem yeğlerim cehennemi, yanmak bahane. Şayet sen yoksan son mekanım tabutum arkasında AŞK ACISI Aşk yolunun her yanını sarmış dikenler Acı duymazmış yalın ayak dahi gidenler Gözyaşı hiç akmazmış gerçek sevenlerin. İzin vermezmiş asla cananına onu sevenler. Ne zaman ki acı duyuyorsa gerçek seven. Bitmez sanılan sevginin bittiği andır o an. Yanakları ıslatıyorsa eğer akan göz yaşları Değişmiş demektir sevenlerin hoş bakışları. Neden peki şimdi sol yanımda acı duyuyorum. O halde bende sevginin bittiği o anı yaşıyorum. Ağlamam asla ben,asla onu ağlatmam diyordum Bakın yarenler sonunda bende gözyaşı siliyorum. OLSAM Ben bir çalılık olsam,sense içimdeki ürkek karaca Saklasam seni avcıdan,çakaldan.sırtlandan,kurtdan Sen bir ocak olsan aşk evinde,bense isli bir baca, Yaksa aşk ateşimizi tüttürse dumanımızı Yaradan. Ben bir bulut olsam semada,sense yağmur damlası, Düşürsem aşka hasret gönlüme sendeki sevdaları, Ben küçük bir ırmak olsam,sense koca aşk deryası, Ulaşsam sana delerek nice dağları,tepeleri ve ovaları. Ben yuvasız garip bir kuş olsam,sense altın bir kafes, Sığınsam sana olsan benim hem suyum hemde yemim. Ben bir çaresiz hasta olsam ,sense alacağım son nefes. Seni solumadan doya doya hiç kara toprağa girermiyim YÜREĞİMDE Kİ SEN Ekmeğimi tuzlu suya banarak da yesem Lokmalarım seninle bal,kaymak,yağ olur. Akan tüm gözyaşlarımı içime dökü versem Feryatı figanım artar da ulaşılmaz dağ olur. Zannetme ki sensizlik bana hiç dokunmaz Etim, kemiğim sensizken yerinde durmaz Akıyorsa yaşlar ağlamayan gözlerimden Nedeni yüreğimin sessiz ağlamasındandır. Eğer ki seni üzmek istemiysam iyi bilki Payıma düşen acılarıma katlanışımdandır Ne başka aşk isterim,nede sensiz bir ömür Aşkından yanmaktan yüreğim olsada kömür Kendimedir zararım,sana kıyamayışımdandır. SENİN SEVGİN CANIM Ben neylerim dünyada pulu parayı Yeter bana, benim olmak dileğin Neyleyim ki köşkü, hanı ve sarayı Bana o sıcak yüreğin gerek yüreğin Şahdamarım kadar yakınsın ki kalbime O kanıma can veriyor sense bedenime İhtiyacım yok sen varken doğan güneşime Bana senden gelen nur ışığın gerek ışığın SEN Sen…Bir bebek kadar zavallı ve Bir o kadar da masumsun. Erişilmez kayalıktan açan bir çiçek kadar güzel Ve bir o kadarda mis kokulusun... Durgun akan ırmakta ki çakıl taşı kadar temiz Ve bir o kadar da yosunsuzsun. Semanın karanlığını yırtan ay kadar parlak Ve bir o kadar da uzak ve ulusun. Benim için yeryüzünde ki tek melek Ve Yaradan için sıradan bir kulsun. Biçilmemiş ipek atlas kadar parlak Ve onu ören böcek kadar da kusursuzsun. Karanlık dünyama yarın doğacak güneş kadar yakıcı Ve yeryüzne kazılmış en derin bir kuyusun Sevgilerden kirlenmiş şu zavallı ruhumu Dinlenen bir yüce bir ilahi misali temizler Bakınca bana sendeki o kömür karası gözler Ben karanlıkta açan solmaya yüz tutmuş bir çiçek Ve sen benim batmayan güneşim,bir damla su, içilecek KÖPRÜMSÜN Üzerinde yürüdüğüm bir köprüsün benim için sen Yaşadığım bu dünya ile gideceğim ölüm arasında Geçerken günahım değil ,korkum dağlardan büyük Taşıyamasan geçişimde beni, oluyorsam sana yük. Yıkmasın benim kutsal mabedimi ne fırtına ne seller Olsun önüne siper bendeki yürek ,beden ve bu eller. Bu alemde tek sevdiğim insansın ve öyle kalacaksın. Ne yapsan ,nereye gitsen beni hep yanında bulacaksın. SEN VE BEN Hani son karşılaştığımızda elveda dediğinde. Hem gözlerimle ağladım hemde yüğreğimle. Göz yaşı kolay be gülüm silinir mendille de. Ya akan kanı nasıl durdurayım ki yüreğimde. Getirmiştem sana ben güller ve papatyalar. Gül göz yaşı demekmiş,papatya ayrılıklar. Çiçekler kendilerine yer buldu çöplükte de. Bir ben kayboldum sokakların sessizliğinde. HADDİNİ BİL GÖNÜL HADDİNİ Bu aşktan kaçıncı yediğin darbedir,sen biliyorsun Uslanmadan,hala daha sevmeye devam diyorsun. Karşılık yok,sadece ve sadece aldatıyorsun kendini. Aşk senin neyine be,haddini bil deli gönül haddini. O’nu görünce atışların nedense hızlarnır her seferinde Sanki çokta umurundasın ,senmisin onun olan derdinde. Su değilsinki yıkasın içine düştüğün aşkın derin bendini Aşk senin neyine be,haddini bil deli gönül haddini. Anlatmaya kelimeler kifayetsizse,yetmiyorsa nefesin Demek ki geç kalmışsın,o nerde sense hala nerdesin O’na açılamıyorsan, akan suya anlat içindeki derdini Aşk senin neyine be,haddini bil deli gönül haddini. Ah gönül sevdin sevildinse en büyük sanatkar sensin. Sevdinde sevilmedinse boşa uğraşma zerre bile değilsin. O zaman gözülerin kör,kulaklarını sağır,lal eyle dilini Aşk senin neyine be,haddini bil deli gönül haddini BİR TANEMSİN SEN Bu cihanda seni sevmek herşeye değer be gülüm Yeterki emret herşeye varım seninle şu alemde. İstediğin azraile canımı vermekse,ölümse ölüm. Tek seni sevdim benim birtanemsin birde ömrüm. Her seferinde tamizlenir kıyıda ki kirli kayalar. Fırtınada deniz kabarıpda olunca köpük köpük. Merhem sarılmış gibi olur gönülde açılan yaralar. Senin bal dudaklardan gelince her sihirli öpücük Yorgunluğum kalmaz sırtımda taşısamda taşı. Yüreğimeki ağrılardan olsamda büklüm büklüm. Unuturum acılarımı o an görünce sendeki bakışı. Sen benim birtanemsin sen benimsin birde gülüm. Kalbim seni sever dilim ismini hep ikrar eder. Senin o güller açan yüzüne düşerse şayet hüzün. Her seferinde benim ömürümden bir ömür gider. Dilerim ki hiç eksilmesin o gül yüzünde gülücük ÇOK KORKUYORUM Canım sen beni bırakıp gidince Çok ama çok korkuyorum… Karanlıkta titreyen mum ışığında.. Oluşan tüm gölgelerden… Nefes alıp vermemden…. Çok ama çok korkuyorum… Sokak lambası etrafında Ümitsizce uçuşan kelebeklerden Çok ama çok korkuyorum… Korkuyorum kapı gıcırdamasından. Dokunduğum lamba düğmesinden. Duvardaki saatin tik tak sesinden… Çok ama çok korkuyorum…. Korkuyorum cama vuran yağmurdan. Beni çevreleyen dört duvardan… Çok ama çok korkuyorum…. Korkuyorum giydiğim terkillerden. Traş olurken yüzümdeki köpükten. Aynadaki kendi resmimden….. Çok ama çok korkuyorum… Gökteki yıldızların kaymasından, Yaktığım kibritin parıltısından.. Havaya üflediğim sigara dumanından.. Çok ama çok korkuyorum…. Ayağımdaki çorap,sırtımdaki gömlekten, Sen yanımda yokken sensiz ölmekten Çok ama çok korkuyorum. Kiprik kırpmalarımdan,kalbimin atmasından Gözlerimin durgun ve boş boş bakmasından.. Çok ama çok korkuyorum…. Bir daha ellerinden tutamayacağımdan.. Saçlarını asla ve asla okşayamacağımdan… İnan çok ama çok korkuyorum… Sensizlikten çok ama çok korkuyorum… Korkuyorum,ama seni hala çok ama çok seviyorum. Gel,gel ne olur gel seni çok özlüyorum… BU ŞİİR KADİR ABİMİZDEN OLURUN SESİ Eğer sende www.olurunsesi.com adresini tıklarsan Elalem dinlemesede, alem dinliyor sesini duyarsan. Müzük dinlemek,hoş sohbet ,dostluksa eğer niyetin. İşte gardaş bağımlısı olacagın yegane adresindesin. Dj Muammer veriri size her türlü haberi Olur’dan. Katı değildir,çalar size istediğiniz müziği her daldan. Özlediğin sılandan uzaksan ,gurbetse senin kafesin. İşte gardaş bağımlısı olacagın yegane adresindesin. Dj Canem ve Hicran girer Ferdiden, Orhan babadan Dj Emine sanat müzüği sever, en fazlada damardan Duymuyorlarsa seni, dostlarına gitmiyorsa ki sesin İşte gardaş bağımlısı olacagın yegane adresindesin. Bir ilahi hayranları onlar dj Bahar ve Sevda bacımız Onlarla azalır içimizdeki dernin manevi acılarımız Kalp atışların artar,hızlanır alıp verdiğin her nefesin İşte gardaş bağımlısı olacagın yegane adresindesin. Dj Feyzullah ağır başlılık simgesi,Özkan neşe saçar Tebessümün artar ,içindeki karanlık duyguların kaçar. Gelin dostlar gelin burası sadece bizim değil ,herkesin. İşte gardaş bağımlısı olacagın yegane adresindesin. Ne köşkümüz ,sarayımız var nede küçük bir binamız, Burayı ayakta tutan mangal gibi tertemiz yüreğimiz. Gittiğin her yerde sadece güleryüz hoşgörü beklerisin İşte gardaş bağımlısı olacagın yegane adresindesin. K.HAŞİMOĞLU BÜYÜK AŞK Hangi büyük aşkın sonunda kavuşma umudu var. Kalbime giden aşk yolunda bir tek senin izin var. Hayat aramıza örse de aşılmaz çelik bir duvar. Varsın olsun mahşerde kavuşmamıza izin var. Aşkım,canım,cananım her şeyim sensin. Şu fani dünya da bir tek düşmanım değilsin. İster yağmur yağsın,ister kar,isterse dolu, Islatamaz toprağı benim göz yaşlarım kadar. Sen beni sevmesen de kalbim aşkınla dolu. yaşarmıyım bilmem geçmişteki yaşlarım kadar. Aşkım,canım,cananım her şeyim sensin. Şu fani dünya da bir tek düşmanım değilsin. Bir volkan var ki içimde her gün kaynar için için, Senin yanmanı istem.Ondan kendini sakınsana. Verseler aşkın badesini ikimize aşkınız için için Benden başkası gönlüne girip aşık olmasın sakın sana. Aşkım,canım,cananım her şeyim sensin. Şu fani dünya da bir tek düşmanım değilsin. İrem bahçesidir benim için sendeki koyun. Giremesem eğer, atsınlar beni kaynar kazana. Benim olmasan, beni kefensiz mezara koyun. Adımın çilekeş olduğun söyleyin mezarım kazana. Aşkım,canım,cananım her şeyim sensin. Şu fani dünya da bir tek düşmanım değilsin Leylamsın ben çöldeki Mecnun,Kadir ise adım. İsterim mahşere kadar anılsın senin adın adımla. Ömür bitiyor sonsuza gidiyoruz sessizce adım adım. Aşkındır beni cennete götürecek atacağım son adımla Aşkım,canım,cananım her şeyim sensin. Şu fani dünya da bir tek düşmanım değilsin K.HAŞİMOĞLU BENİM İÇİN SEN Bir lokma ekmek,bir yudum su, Gökyüzündeki ay,güneş, Her yıldıza bir eş Benim için sen… Kapanmayan yarama Merhemsin. Kullanarak harcayamam Nasılsa kapanmayacak Yaram….. Elimdeki değil, Dalındaki çiçeksin Koklayamam,korkarım, Kalbimde saklamak isterim Ebedi solmayacak…. İsmimden daha değerli, Canımdan daha kıymetli, Dünya varlığımsın sen Fiyat koyulmayacak… Bir avuç nemli toprak Göz yaşlarımla ıslanacak. Yaprakta çiğ damlası Ben ağladıkça çoğalacak….. Mücadelemsin, ömür boyu Usanmayacak,yılmayacak Hep seni anacağım…. Hep seni seveceğim, Geçmişte ki aşklarım üstüne Kabuk tutmuş yaralarım Sayende açılmayacak….. Senden beklentim yok Başka.Güneşten koru, Soğukta kucakla,bedenim Yağmurda ıslanmayacak…. Sevmeyeceksende,kaderimmiş Derim…. Bağrıma taş basarım. Eh gerisi Allah kerim… İstersen çiğne ayak altında Bu fani seni asla Unutmayacak…. Bitecek bu sevgi sence Nasılsa. Terk edip beni gideceksin Başkasına…. Aradan yıllar geçecek belki Sende terk edileceksin….. İşte o zaman Pişman olacaksın yaptıklarına Aklına Geleceğim, beni Arayacaksın,gittiğimiz Yerlerde izlere bakacaksın, Göremeyeceksin onları,geçen Zamana çabuk kapatmış olacak… Sonra,sonra rast geleceksin Ortak dostlarımıza. Soracaksın beni büyük Heyecanla………. Tarif edemeyecekler. Bir kağıda yazılı Adresimi eline verecekler…. Asınla aklından geçmeyen Bir yere götürecek seni Ayakların…. Kapımı çalmadan gir sessizce Kapımı Kilitli bulmayacaksın…. Arayacak taşlara yazılı Numaralar arasında beni, Bir sürü sessiz insanlar arasında Gözlerin…. Sıra sıra yığın arasında Takılacak gözün kağıtta Yazılı olan numaraya. Bulunca beni,kanın donacak. Dudakların titreyecek, Kelimler düğümlenecek Boğazında….. Göz yaşların buğulanacak Akmayacak…. Diz çökeceksin baş ucuma Dokunacaksın Soğuk toprak bedenime, Ama ben hissetmeyeceğim, Okşayacaksın susuzluktan Kuruyan saçlarımı, Ben aldırmayacağım. Dua edeceksin ellerin göğe açık, Ben seni duymayacağım…. O zaman düşecek tembelce Göz yaşların kirpiklerin Arasından…. Önce yanaklarını,sonra Sonra çeneni okşayacak, Düşecek toprağıma. Islatacak….. O zaman işte geldiğini Anlayıp,rahat edeceğim…. Karanlık gelmeyecek Artık kabrim, Terk etmeyecek Beni çürüyen etim. Sızlamayacak acıdan Çıplak kalan kemiklerim. Rahat uyuyacağım o zaman. Çünkü, benim için özel Olduğunu nihayet Sende anlayacaksın….. Kalsan da saatler boyu İsterse günlerce Fark etmez…. Bir kez daha beni İster istemez terk edeceksin. Bu sefer sana Darılmayacağım…. Güle güle demek gelecek İçimden, Ama diyemeyeceğim. Yolunu yine de Bekleyeceğim. Bir gün nasılsa Sende elbet geleceksin. Ben,seni her zaman Olduğu gibi yine Orada da bekleyeceğim. Melekler verecek müjdemi Nihayet ayrılmamak üzere Kavuşmanın mutluluğu Saracak içimi,ama ben Yine saramayacağım seni…. Sarmış olacak gerçek sahibin, Beni sardığı gibi. Mecnunu ,Keremi,kimsesiz Ferhat,Zavallı Garibi…. Ama hala saklı kalacaksın Çürümüş kalbimin Derinliklerinde.. En güzel yerindesin. Çünkü çünkü sen var ya Sen benim için Hala çok ama çok değerlisin…. K.HAŞİMOĞLU İKİMİZ Sen varya sen, Sana insan demeye dilim varmıyor, Sen bir otsun……. Yokkk yok ot bile olamasın, Ot oldursan bir hayvan yer, Yiyen hayvana yazık. Sen varya sen bu dünyada yüreği taş olan Tek yaratıksın….. Hani ben sana canım,aşkım,hayatım herşeyim Derdimya hepsini geri aldım ve… Sen varya sen şerefsiz,namussuz, Alçak bir o kadarda kahpesin Değil bunlar sen verdiğim nefes bile olamasın. Sen varya sen sevilecek degil vurulacak varlık, Ama yooook sana tetiği çekecek parmağa yazık Sen varya sen yere düşmüş bir boş kovan bile değilsin. Seni görmediğim dakikalarda hep ağlardım, Yanılmışım Rabbim affetsin, Meğer sen ağlanacak değil yüzünü tükürülecek Birisin,ama sana tüküren dudağa yazık, Sen var ya sen bir damla tükrük bile değilsin… Dilerim toprağa baksın o gözlerin, Yar diye şeytanı sarsın o ellerin, Benden sonra kaç can daha yakacaksın Sen varya sen kalpsizsin. Hani ikimiz ağaca isimlerimizin Baş harflerini kazımıştık bıçakla İşte ben senin baş harfini ordan sildim Dişimle ,tırnağımla,yetmedi taşla Sen varya sen isimsizsin, Hani ikimiz yağmurda yürüdük yalınayak Ayakkabılar ellerimizde,elele tutarak, Şimdi yine yağmurda yürüyorum Ellerim cebimde yere bakarak, Sen varya sen gözyaşlarınla kalacaksın. Hani ikimiz simit yerdik simitcide, çaya batırarak, Şimdi yine simit yiyorum Ama çay içmiyorum. Sen varya sen lokmasız kalacaksın….. Hani ikimiz aşk filmi izlerdik Sen ağlayınca bende ağlardim. Şimdi o filmi izliyorum Ve kahkayala gülüyorum. Sen var ya sen gülmeyi unutacaksın…. Hani ikimiz caddeler boyu vitrin izlerdik Gelinlik,damatlık bakar,düğünümüzü hayel ederdik Değil sen o kutsal elbiseyi giyecek Sen varya sen kefen bile giyemiyeceksin….. Hani ikimiz komşu bahçeden erik aşırıdık Laf olsun,yemez,birbirimize atardık. Sahibi kovalar , biz gülerek kaçardık. Sen varya sen o eriklere bile muhtaç kalacaksın…. Hani ikimiz taş yüzdürüdük su üstünde sahilde Mehtabı seyrederdik zifiri karanlıkta Yakamozlar bizi kıskanıyor derdin belkide Sen her günün karanlık olacak güneşi ayı görmeyeceksin…. Hep zifir karanlıkta kalacaksın…… Hani ikimiz yatar resim çıkardık yağan karda Kardanadam yaparken üşüyen ellerimiz ıstırdık Birbirimizin koltuk altında ,oturuken duvarda Sen var ya sen o yağan karın altında yatacaksın Hani ikimiz yemin etmiştik,söz vermiştik. Ne bugün nede bundan sonra başka aşk yasak bize Ölümüm senle olsun demiştin unuttunmu? Benim için çoktan öldün sen,yaşamıyorsun Sen varya sen öldüğünde cemaattiz namasız kalacaksın….. Yanlızlığına yanacaksın.Hep yalnız kalacaksın…. Sen varya sen bu dünyada da oldugu gibi orda da yanacaksın… K.HAŞİMOĞLU ONURUM VATANIMDIR Kürt özgürlüğü dedi bu oyunu başlatılar Hani kürtük içindi; sizin bu mücadeleniz Önce kadın,çocuk öldürüp,mezra yaktılar Yazık,çok yazık yahudi oyununa geldiniz. Nerde bir mülüman var orada kan kokusu Al işte Afganistan,Pakistan ,Bosna Hersek Bu savaş değil ,bu bir gaflete düşme uykusu Eyhad ;oyunları tutacak, biz böyle gidersek Edirne,Hakkari,Bursa,Şemdinli,Dıyarbakır Hepsi bizim,her birinde var şehitdimin kanı Sen boşuna öldür,gençlerin ölsün takır takır Savaştırır, ama kurtaramaz seni ABD başkanı Biz ,Oğuz ,Osmanlı, Çanakkele geçilmez torunu Yedi düvel alt edemedi bu milleti ki, sen yıkasın Bu ne senin nede benim,bu sorun İslamın sorunu Uyuma ey gafil dinin için savak ki refaha çıkasın Vatan için barış namusumuzdur,savaşsa onurumuz. Ben ne namusumdan nede onurumdan vaz geçerim Edirneden Karsa kadar karış karış bizim yurdumuz Ben bu vatan için bayrak diker, birde kefen biçerim. Savaşcı milletiz bir ölür bin diriliriz ,bunu unutma Şahidimin kanını yutturmam sana, kustururum seni Kana beni sen çektin ,sen ananın göz yaşını kurutma Oyununa geldin gebersende AB duymaz senin sesini. Başlattığın kahpeliği istesende bitiremesin çok geç Kandile, Zahoyada kaçsan ensendeyim kapbenindölü Türk’e kafa tuttunya bir kere ,ölümlerden ölüm seç Cehennem ateşi olacak sana Mehmetciğimin ödülü. Kalleşce saldırmayı sen savaşmı sandın ha itoğlu it Masum insanı öldürmek ,gelen hizmeti engellemek Sen barut oldun ,yakacak seni yahudi, elinde kibrit Bu vatan benim namusum,Onurumsa onu için ölmek. Şiir:Kadir HAŞİMOĞLU OLUR’CA Bizim ilçemiz Erzuruma bağlı Herkes Olur bilir, doğrusu Olor Tarlasında tumpun da bolca bulunur Girgati,dardağani illede salor Bu yıl parası çok zaar ki Cemil beg hirtlegine gadar Doldumuş tükanini urba ile pırti Ana sen teze hamur yoğur Yap bize ya mafiş yada etli hıngeli. Gaygıkda ki ekmek musaf çalsın çok kerti Tavuğ yumurtlamiş emmimgilin merekte Harami pisik yemiş pindeki pingeli Çok gargiş ettim vuruculer vura o pisigi Dünde ne bölme goydi nede guşgana terekte. Bu yil tor tosunlari harmanda goşacam geme İşim çok zor herhal çoğ edecem hengeme Tavatur yorgunam dallarim tutulmiş Guşluk vakti çakrağa çevirdim gavari Bizim gudik tek başina otarer goca davari Bu yaz çok töredi bayirlarda çekürge Tarlada ne buğda nede arpa heç galmamiş Bele giderse yiyeceyuğ yine kerdüge Mallardan ey gurtulduk heç deme ki Kesime verdim bu yıl danayi, mozigi, sipayi Çok kesmük atar ama naydem yinede Motora vurduracam o yüzdeki tarlayi Abddullah usta bu sefer peşguni ey degürmi yapmiş Yaptuğu teşiyi, oglavayi Horgette uninen satmiş Geçen gün Çuccuğun gudurgan veletleri Culuğlara yedürmişler bizim bostandaki lobiyeleri Bir gorusam gebertecem ben o dobibleri Yirmi sar ağbuni uçgunda töktüm çağıl tarlaya Bu yıl guruğ hep gapturdu cücükleri sarsağana,garğaya Mehenglilerle ey ongarmiş yayladaki kürünleri,pungari Poşalar çalmiş galdavarın içindeki agildan gişgari Şiir :Kadir HAŞİMOĞLU