- Genel
- Köyümüz Hakkında
- Kardeş Siteler
- Vefat Edenler
- Bir Hayat Hikayesi
- Resim Galerisi
- Kim Nerede Yaşıyor
- Mutlu Günlerimiz
- Tüm Haberler
- İz Bırakanlar
- Cahit Can
- Ziyaretçi Defteri
- SPOR TURNUVA 2009
- İhsan Yalçın
- REKLAMLAR
- Sizden Gelenler
- Bizim Oralar
- Videolar
- TAVUSKER-MALAKES YAYLASI
- Tandir Ekmegi Yöremiz
- Dinimiz İslam
- Canlı Radyo Dinle
- Resim Galerisi Yeni
- Köyümüzün İleri Gelenleri
- BU GÖRÜNTÜLER KAÇMAZ
- Mikail Ceylan
- SEVDA
- Yaz Gülü
- Kadir Haşimoğlu
- TEMEL ATA
- BAHAR
Kadir Haşimoğlu
-AŞKIMIN BÜYÜSÜ
İsmini dağlara taşlara kazısam toprak dayanmaz
Gökyüzüne asayım desem,bulutlardan daha beyaz
Suya döksem göz yaşımı buz tutar, su bile kaynamaz.
Şu zavallı kalbime sığarda ismin,dünyalara sığmaz.
İşletsem seni gönül kilimime desen desen, imlek imlek
Ne iplik anlar, ne mekik anlar beni nede işleyen bilek
Petek petek bal olsan karanlık gönül kovanımda yenilecek
Bende başka anlamaz seni ne arı nede başka bir böcek.
Aşkın engin bağında açan gonca bir gül olsan solmayan ,
Seni ne çapa anlar ne kürek anlar nede bakan bahcivan.
Sahra çölünde serap olsan uzaktan bakınca kaybolmayan.
Tek soluklansam gölgende,ne bir bedevi nede bir kervan.
-MUTLULUK
Mutluluk anlamı olmayan içi boş kelime,
Benim için içinden çıkılmaz,çözülmez
Cevabı olmayan karmaşık bir bilmece.
Kendisi ne ki zaten topu topu üç hece.
Bunca yıldır anlamını hiç bilmedim.
Merak edip, bir bilene sorayım dedim.
Kimi omuz silkti,dudak büktü bazısı.
Bırak hiç sorma kardeşim dedi yarısı.
Derken haftanın birinde,günlerden Cuma
Ansızın sessizce geldi düştü avucuma
Uzandı durgun bir ırmak gibi karşımda
Yakalamıştım sonunda,bak şu şansıma.
Derken oldu binlerce sabun köpüğü gibi
Uçmaya başladılar etrafımda durmadan.
Yakalamak isterken,onlar bir bir patlıyor.
Acımasızca gayretime çabama aldırmadan.
Yağmur olmadan gökkuşağına dönüşüyor.
Renge renk oluveriyor çorak hayat ufkumda.
Yakalamak istiyorum,hayret birden kayboluyor.
Kararmaya başlıyor hayatımda, umudumda.
Sevimli dünya tatlısı bir çocuk oluveriyor.
Herkesin yüzüne neşeyle,kahkahayla gülüyor.
Sevmek okşamak istiyorum, ama işte olmuyor.
Nedense bana gelince hep ağlıyor,ağlıyor,ağlıyor.
Biliyorum hep ağlayacak bir ömür boyu benimle,
Bir günlük mutluluk da ancak bu kadar dedim.
Elden ne gelir ki buymuş benim değişmez kaderim.
Bu hayatımda olmadı ,ahrette ise ALLAH kerim
SEN GİDİNCE
Sakın..sakın hoşcakal deme bana
Eğer gidersen sessizce çek git.
Bırak bırak söndürme öylece kalsın.
Senden hatıra bana son izmarit.
Silmem bardağındaki ruj izini.
Kırılıncaya kadar kalsın yerinde.
Kimse çalmıyor artık kapımı.
Çünki senden sonra bozdum zilini.
Defterimin arasında kurudu kaldı,
Sana getirdiğim son hediyem çiçek
Öylece kurudu yapraklar arasında
Ben ölünce oda benimle gömülecek.
YAPAMAM
Şanlı Tarih yazarım,destan yazarım,
Ama yalanı,birde kaderi yazamam.
Toprağı dişimle tırnağımla kazarım,
Ama insanlara arkadan kuyu kazamam.
Sırtıma yükleseler dağları dahi taşırım.
Ama üç kuruş çıkarım için laf taşımam.
Yağmur olur yağarım,sel olur taşarım.
Ama yolumdan,birde çizgimden taşamam.
Yeri gelir onurum için kan bile akıtırım.
Ama sevdiklerimden göz yaşı akıtmam.
Yokluğa,hatta susuzluğa,açlığa katlanırım.
Ama ihanete,birde sensizliğe katlanamam.
Hatamda suçumu itiraf etmekten utanmam,
Ama insanlara iftira etmekten utanırım.
Sevgimi,değerler verdiklerimi kıskanırım.
Başkasının aşkını,kazancını kıskanamam.
İSTERİM
Bir çorak bağ var içimde
Ona;Elma ,nar,incir isterim.
Bir garip mecnun var içimde.
Ona;Çöl,Leyla, zincir isterim.
Bir karanlık yol var içimde.
Ona;Ulaşacak yürek isterim.
Bir bilinmez cevher var içimde.
Ona;dinamit,kazma,kürek isterim.
Bir ulaşılmaz dağ var içimde.
Ona;yağacak akpak kar isterim.
Bir islahsız deli yürek var içimde.
Ona;sahip olacak tek yar isterim.
Bir uçmaya hasret kuş var içimde.
Ona;uçuracak bir çift kanat isterim.
Bir yazılmış güfde var içimde.
Ona;şarkı yapacak sanat isterim.
Bir bilinmeyen gerçek söz var içimde.
Ona; söylenecek yalan isterim.
Bir eldeğmemiş hazine var içimde.
Ona; sahip olacak hırsız,talan isterim
YANMAK NEDİR BİLİRMİSİN?
Tutuşup alevlenip yanmak nedir bilirmisin sen?
Çıra gibi değil, nede susuzluktan çatlayan toprak.
Ölüme gidersin yavaş yavaş için için yanarak.
Anlarsın eğer seni benim sevdiğim gibi seversen.
Çıra ısı verir ,aydınlatır ışığı ile etrafını yanarak.
Yeşerir üç damla yağmuru görünce kuruyan toprak
Sende yanarsın aşk ateşinde ama aydınlanmaz etrafın.
Nede yeşerir yağmur görmüş toprak gibi her tarafın
UTANIYOR
Nerdendi geldim lanet olası ,yıkılası dünyaya
Dipsiz kuyu gibi kayboldum karanlığı içinde
Aşka eller kanatlanıp uçarken,bense hala yaya.
Ağlamaktan yaş kalmadı gözlerimin içinde.
Bu yaşta birini sevdim onun için ağlıyorum.
Gördüğüm her ıssız yerde vede her kuytuda.
Bir o vefasız duymadı beni,her seven duyduda.
Sevildim,seviyorum ,ben artık benden utanıyorum.
Ağlayan gözlerimle silen ellerim dost oldu
Yağan yağmur durdu,hatta ırmaklar kurudu.
Ne gözler ağlamaktan,nede silen eller usandı.
Bu yaşata aşka ağlayan gözler benden utandı.
Tanrım bu sevgiye ben değil,beni sen attın.
Ohalde beni başka,onu orda neden yarattın.
Sev dedin sevdim,beni ona ,onu bana tanıttın.
Dua için sana açılan bu eller benden utandı.
Ölesiye sevemek çok güzel,lakin sevilmekte.
Böyle yasak aşkı yaşamakta bir ,aşka ölmekte.
Ben ona inandım vede sevdim, oda bana kandı.
Bu yaştaki aşktan yüreğim,yüreğim benden utandı.
Herşeye ragmen ne olur onu anlıma yazsınlar.
Günahı neyse razyım,isterse kor ateşe atsınlar.
Seven kalbimdi,söyeleyen dilim,kulak duyandı.
Bu sevgimden ötürü tum uzuvlar benden utandı.
SEVGİLİM
Sevdiğim bana çocukca kötü bir oyun ettin.
Mutlu günümde vurdun hançeri kanıma girdin.
Bu kötü oyunda hem ben hem sen kaybettin.
Benden kaçtın ben hala peşinde koşuyorum.
Hayatımı aydınlatan hem ay hem güneştin.
Birini ansızın karabulutlar sardı bir anda.
Diğeri kayboldu koca buzdağların ardında.
Ben şimdi kaldım karanlıkta,çok üşüyorum.
Canım ne desem inanmıyor, kanmıyorsun.
Giderken yıktığın hayata dönüp bakmıyorsun.
Bana değil kendi yaptığın oyuna inanıyorsun.
Verdin silahı elime ben kendimi vuruyorum.
Gel canım bunu bana yapma etme eyleme
Affetmek varken ikimizide nefretle besleme
Hastayım son nefesimde getiriyorum besmele.
Yüreğime vurdun ayrılık hançeri ben ölüyorum.
YETER
Gün gelir beni sevmek istersen eğer.
Başka yerde arama,kalbine sor yeter.
Ölmem gerekse be gülüm,sana değer.
Kurşuna gerek yok,bakışınla vur yeter.
Hiç doğmasın sabah güneşim yarınıma.
Bu gece de yoksa yanımda gül bedenin.
Karanlık değil,sensizlik dokunur kanıma.
Işığım güneş değil,seninle gelen nur yeter.
MUTLULUK RESMİ
Bana mutluluğun resmini çiz deseler.
Seni anlatmaya çalışırdım onlara.
Boyunu selviye, saçlarını sümbüllere eş tutar,
Gözlerinin ışığına yıldızları pay biçer,
Dudaklarının rengini güneş kızıllığına,
Yüzünü parlaklığı ise ay ışığına.
Ya dişlerin dizilişini inci parlaklığına,
Boynundaki güzellik yok ceylanda.
Adım atışların kıskandırır kısrağı.
Gökkuşağı kemer olsa ince beline,
Yakıştım mı acaba der kendi kendine.
Yazı yazmaya hazır kalem parmakların
Kaşların amazon elindeki duran yay gibi
Kirpiklerin her bakışında deler bu kalbi
Bakıp da bu resimden anlam çıkarsalar.
Benim sana olan aşkım yinede anlamazlar.
Anlasalar zaten resmi mezatlarda satmazlar.
SEVGİLİM
Sevdiğim bana çocukca kötü bir oyun ettin.
Mutlu günümde vurdun hançeri kanıma girdin.
Bu kötü oyunda hem ben hem sen kaybettin.
Benden kaçtın ben hala peşinde koşuyorum.
Hayatımı aydınlatan hem ay hem güneştin.
Birini ansızın karabulutlar sardı bir anda.
Diğeri kayboldu koca buzdağların ardında.
Ben şimdi kaldım karanlıkta,çok üşüyorum.
Canım ne desem inanmıyor, kanmıyorsun.
Giderken yıktığın hayata dönüp bakmıyorsun.
Bana değil kendi yaptığın oyuna inanıyorsun.
Verdin silahı elime ben kendimi vuruyorum.
Gel canım bunu bana yapma etme eyleme
Affetmek varken ikimizide nefretle besleme
Hastayım son nefesimde getiriyorum besmele.
Yüreğime vurdun ayrılık hançeri ben ölüyorum.
DİLENCİ
Bir kış günü bir dilenci gibi kapını çalsam,
Sadaka,para değil,aşkımı bana verirmisin?
Yırtık elbisemden görünen çıplak kalbimi,
Giydiğim bir elbise gibi,aşkın tülüyle örtermisin?
Buyur beklemeden içeri destursuz dalsam,
Evin değil,kalbin başköşesine acaba alırmısın?
Üşüyorum,çok üşüyorum desem ısıt bedenimi,
Sobanla değil,kolların ateşi ile beni ısıtırmısın?
Bitap , yorgun ve aç ,susuz düşen şu benliğimi,
Yatak,yorgan yerine kollarında uyuturmusun?
Midemden çok daha sevilmeye aç olan yüreğimi
Aşkımsın ,aşkım,tek aşkım diye doyururmusun?
Ağlamaktan halsiz düşen kanlı gözlerimi,
Tutmaya kıyamadığım ellerinle silermisin?
Yoksa bunların yerine,yıkarak tüm ümitlerimi,
Tutup da kolumdan ,kapı dışarı edermisin?
Kadir Haşimoğlu
SEN
Sen…Bir bebek kadar zavallı ve
Bir o kadar da masumsun.
Erişilmez kayalıktan açan bir çiçek kadar güzel
Ve bir o kadarda mis kokulusun
Durgun akan ırmakta ki çakıl taşı kadar temiz
Ve bir o kadar da yosunsuzsun.
Semanın karanlığını yırtan ay kadar parlak
Ve bir o kadar da uzak ve ulusun.
Benim için yeryüzünde ki tek melek
Ve Yaradan için sıradan bir kulsun.
Biçilmemiş ipek atlas kadar parlak
Ve onu ören böcek kadar da kusursuzsun.
Karanlık dünyama yarın doğacak güneş kadar yakıcı
Ve yeryüzne kazılmış en derin bir kuyusun
Sevgilerden kirlenmiş şu zavallı ruhumu
Dinlenen bir yüce bir ilahi misali temizler
Bakınca bana sendeki o kömür karası gözler
Ben karanlıkta açan solmaya yüz tutmuş bir çiçek
Ve sen benim batmayan güneşim,bir damla su, içilecek
SENİ SEVİYORUM
Seni seviyorum demek bana ;
Tüy kadar hafif,omuzlarımdaki zor ağırlık.
Güneş kadar parlak,geceler kadar karanlık.
Mermer kadar soğuk,har alev kadar sıcak.
Giyilen gelinlik kadar kutsal,kefen kadar pak.
Bıçak kadar keskin,göz yaşları kadar masum.
Bir anlık zevkim,sonsuza kadar namusum.
Bulutlar kadar nemli, bir çöl kadar çorak.
Bana,senin kadar yakın,benim kadar uzak.
Abuhayat kadar tatlı,akrep zehri kadar acı.
Sevap kadar hayırlı,günah kadar davacı.
Alın yazım kadar kara, kar kadar beyaz.
Yaz kadar bereket,kış ayları kadar ayaz.
Aşkım bütün bunlar seni sevmek bana.
Yüreğim hasrettir hem sana hemde kana.
Taşımaz,omuzlarım yorgun düştü aşkından.
Değişmez,kaderimi böyle yazmış yaradan.
Sevdiğim anlatamadan sana olan aşkımı.
Sensiz doldu kader defterim yaprak yaprak.
Sen sarmadan sardı bu bedeni karatoprak.
ÖZLEMİMDE Kİ SEN
Ahhh bir görebilseydim o mehcemalini
Kalmazdı yüreğimde ne keder nede gam
Ahhh duyabiilseydim şakayan bülbül sesini
Kururdu gözümden akan yaşlar gram gram.
Ahhh tutabilseydim o sıcacık gül ellerini
Kalmazdı ellerimde ne bir kir nede ter
Keşke keşke bir görseydim badem gözlerini
O günü beklemek inan ölümdende beter.
Ahhh okaşayabilseydim o ipek saçlarını.
Çekmezdimki ellerimi verseler dünyaları.
Taç yapardım başına semanın yıldızlarını
Mutlu olmazdım yaşasamda tüm bayramları
Sen benim biriciğim sevdiğimYasemimisin
Şu alemde belki kötü,belki mutlu kaderimsin
Her durumda da bu Kadir sana kurban olsun
Gel kollarıma ,artık bu özlemim son bulsun.
YOKSAN EĞER
Benim vefasızım gittiğin günden beri
Gözlerim yorgun,uykuda olansa ruhum.
Ne zaman bana geri dönecek olursan eğer.
O zaman uyuyan ruhumda seni bulurum.
Dönüşü yoksa senin habersiz gidişin eğer.
Bil ki günlerim ay, aylarımsa yıla döner.
Kışı yaşatma bana ne olur bu baharımda.
Aşkın bitmez arzusu dolaşır damarımda
Susuzluktan kuruyan bir yaprak misali
İşte sarardım soldum dalında sensizliğin
İçimdeki suskunluğa çere şarkı emsali
Adını geçerim hep dilimdeki mısralarımda
ONUN YOKLUĞU
Bir Leylam vardı benim sevdiğim.
Tek oydu canım,aşkım diyeceğim.
Attı beni yalnızlığın soğuk koynuna.
Dayanamaz bu yürek onun yokluğuna.
Mecnun oldum düştüm çöl deryasına.
Dayanırım güneşin çölün kızgınlığına.
Katlanırım açlığa,günlerin susuzluğuna.
Dayanamam bir tek onun yokluğuna.
O yoksa ne anlamı var ki yaşamanın.
Tek yolu mahşerse ona kavuşmanın.
Ne olur şimdi çıkayım yolculuğuna.
Dayanamam bir tek onun yokluğuna.
DESEM
Sana gülüm desem,koparırlar dalından
Ya lalem desem,tarih yazarlar adından
Papatyamda ise medet umarlar falından.
Yok sana ben canım aşkım diyeyim aşkım.
Menekşemde ya eğik sanırlar boynunu
Nilüferim desem kirletirler o pak suyunu
Susen ise çalmak ister o mis gibi kokunu
Yok ben sana yine canım diyeyim aşkım
Kınalı kekliğimde,kuzgun kırar kanadın.
Ceylanım desem ,çakallar akıtır kanın
Maralım desem,destanlara girer şanın.
Ben sana yinede canım aşkım diyeyim
Kiraz dudaklım desem,pazara dökerler.
Gözlerini zeytine benzetsem,tuz ekerler.
Yanakların elmada ise,bıçakla keserler.
Yok ben onlara canım desem be aşkım.
Canım diyeyim ki gelmesinler nazara.
Baharın kararıp da ,dönüşmesin hazana.
Her gün yalvarırım kaderimizi yazana.
Ben onun canı olayım, oda benim aşkım.
SEN OLMASAN
Dün yine yalnız dolaştım sokaklarda,
Seni aradı gözlerim tüm kalabalıklarda,
Esen yelde ve hatta kıpırdayan yapraklarda,
Sanki ismin söylenirdi açılan tüm dudaklarda.
İster zümrütten olsun düşen çiğ damlaları,
Altından caddeleri,elmastan ise kaldırımları,
Al diye önüme serseler gökteki tüm yıldızları.
Yok, ben istemem şayet sen yoksan aralarında.
Derdime çare diye bir araya gelse dünya alem.
Olamazlar ki bağrımda açılan yaraya merhem.
Sensizlik öldürüyor beni her gün dirhem dirhem.
Ölüm bile vız gelir bana sen yoksan başucum da.
Son anımda dökse de anlıma ecel teri tane tane
Tüm hurileriyle emrime bahşedilse cennet-i hane
Ben istemem yeğlerim cehennemi, yanmak bahane.
Şayet sen yoksan son mekanım tabutum arkasında
AŞK ACISI
Aşk yolunun her yanını sarmış dikenler
Acı duymazmış yalın ayak dahi gidenler
Gözyaşı hiç akmazmış gerçek sevenlerin.
İzin vermezmiş asla cananına onu sevenler.
Ne zaman ki acı duyuyorsa gerçek seven.
Bitmez sanılan sevginin bittiği andır o an.
Yanakları ıslatıyorsa eğer akan göz yaşları
Değişmiş demektir sevenlerin hoş bakışları.
Neden peki şimdi sol yanımda acı duyuyorum.
O halde bende sevginin bittiği o anı yaşıyorum.
Ağlamam asla ben,asla onu ağlatmam diyordum
Bakın yarenler sonunda bende gözyaşı siliyorum.
OLSAM
Ben bir çalılık olsam,sense içimdeki ürkek karaca
Saklasam seni avcıdan,çakaldan.sırtlandan,kurtdan
Sen bir ocak olsan aşk evinde,bense isli bir baca,
Yaksa aşk ateşimizi tüttürse dumanımızı Yaradan.
Ben bir bulut olsam semada,sense yağmur damlası,
Düşürsem aşka hasret gönlüme sendeki sevdaları,
Ben küçük bir ırmak olsam,sense koca aşk deryası,
Ulaşsam sana delerek nice dağları,tepeleri ve ovaları.
Ben yuvasız garip bir kuş olsam,sense altın bir kafes,
Sığınsam sana olsan benim hem suyum hemde yemim.
Ben bir çaresiz hasta olsam ,sense alacağım son nefes.
Seni solumadan doya doya hiç kara toprağa girermiyim
YÜREĞİMDE Kİ SEN
Ekmeğimi tuzlu suya banarak da yesem
Lokmalarım seninle bal,kaymak,yağ olur.
Akan tüm gözyaşlarımı içime dökü versem
Feryatı figanım artar da ulaşılmaz dağ olur.
Zannetme ki sensizlik bana hiç dokunmaz
Etim, kemiğim sensizken yerinde durmaz
Akıyorsa yaşlar ağlamayan gözlerimden
Nedeni yüreğimin sessiz ağlamasındandır.
Eğer ki seni üzmek istemiysam iyi bilki
Payıma düşen acılarıma katlanışımdandır
Ne başka aşk isterim,nede sensiz bir ömür
Aşkından yanmaktan yüreğim olsada kömür
Kendimedir zararım,sana kıyamayışımdandır.
SENİN SEVGİN CANIM
Ben neylerim dünyada pulu parayı
Yeter bana, benim olmak dileğin
Neyleyim ki köşkü, hanı ve sarayı
Bana o sıcak yüreğin gerek yüreğin
Şahdamarım kadar yakınsın ki kalbime
O kanıma can veriyor sense bedenime
İhtiyacım yok sen varken doğan güneşime
Bana senden gelen nur ışığın gerek ışığın
SEN
Sen…Bir bebek kadar zavallı ve
Bir o kadar da masumsun.
Erişilmez kayalıktan açan bir çiçek kadar güzel
Ve bir o kadarda mis kokulusun...
Durgun akan ırmakta ki çakıl taşı kadar temiz
Ve bir o kadar da yosunsuzsun.
Semanın karanlığını yırtan ay kadar parlak
Ve bir o kadar da uzak ve ulusun.
Benim için yeryüzünde ki tek melek
Ve Yaradan için sıradan bir kulsun.
Biçilmemiş ipek atlas kadar parlak
Ve onu ören böcek kadar da kusursuzsun.
Karanlık dünyama yarın doğacak güneş kadar yakıcı
Ve yeryüzne kazılmış en derin bir kuyusun
Sevgilerden kirlenmiş şu zavallı ruhumu
Dinlenen bir yüce bir ilahi misali temizler
Bakınca bana sendeki o kömür karası gözler
Ben karanlıkta açan solmaya yüz tutmuş bir çiçek
Ve sen benim batmayan güneşim,bir damla su, içilecek
KÖPRÜMSÜN
Üzerinde yürüdüğüm bir köprüsün benim için sen
Yaşadığım bu dünya ile gideceğim ölüm arasında
Geçerken günahım değil ,korkum dağlardan büyük
Taşıyamasan geçişimde beni, oluyorsam sana yük.
Yıkmasın benim kutsal mabedimi ne fırtına ne seller
Olsun önüne siper bendeki yürek ,beden ve bu eller.
Bu alemde tek sevdiğim insansın ve öyle kalacaksın.
Ne yapsan ,nereye gitsen beni hep yanında bulacaksın.
SEN VE BEN
Hani son karşılaştığımızda elveda dediğinde.
Hem gözlerimle ağladım hemde yüğreğimle.
Göz yaşı kolay be gülüm silinir mendille de.
Ya akan kanı nasıl durdurayım ki yüreğimde.
Getirmiştem sana ben güller ve papatyalar.
Gül göz yaşı demekmiş,papatya ayrılıklar.
Çiçekler kendilerine yer buldu çöplükte de.
Bir ben kayboldum sokakların sessizliğinde.
HADDİNİ BİL GÖNÜL HADDİNİ
Bu aşktan kaçıncı yediğin darbedir,sen biliyorsun
Uslanmadan,hala daha sevmeye devam diyorsun.
Karşılık yok,sadece ve sadece aldatıyorsun kendini.
Aşk senin neyine be,haddini bil deli gönül haddini.
O’nu görünce atışların nedense hızlarnır her seferinde
Sanki çokta umurundasın ,senmisin onun olan derdinde.
Su değilsinki yıkasın içine düştüğün aşkın derin bendini
Aşk senin neyine be,haddini bil deli gönül haddini.
Anlatmaya kelimeler kifayetsizse,yetmiyorsa nefesin
Demek ki geç kalmışsın,o nerde sense hala nerdesin
O’na açılamıyorsan, akan suya anlat içindeki derdini
Aşk senin neyine be,haddini bil deli gönül haddini.
Ah gönül sevdin sevildinse en büyük sanatkar sensin.
Sevdinde sevilmedinse boşa uğraşma zerre bile değilsin.
O zaman gözülerin kör,kulaklarını sağır,lal eyle dilini
Aşk senin neyine be,haddini bil deli gönül haddini
BİR TANEMSİN SEN
Bu cihanda seni sevmek herşeye değer be gülüm
Yeterki emret herşeye varım seninle şu alemde.
İstediğin azraile canımı vermekse,ölümse ölüm.
Tek seni sevdim benim birtanemsin birde ömrüm.
Her seferinde tamizlenir kıyıda ki kirli kayalar.
Fırtınada deniz kabarıpda olunca köpük köpük.
Merhem sarılmış gibi olur gönülde açılan yaralar.
Senin bal dudaklardan gelince her sihirli öpücük
Yorgunluğum kalmaz sırtımda taşısamda taşı.
Yüreğimeki ağrılardan olsamda büklüm büklüm.
Unuturum acılarımı o an görünce sendeki bakışı.
Sen benim birtanemsin sen benimsin birde gülüm.
Kalbim seni sever dilim ismini hep ikrar eder.
Senin o güller açan yüzüne düşerse şayet hüzün.
Her seferinde benim ömürümden bir ömür gider.
Dilerim ki hiç eksilmesin o gül yüzünde gülücük
ÇOK KORKUYORUM
Canım sen beni bırakıp gidince
Çok ama çok korkuyorum…
Karanlıkta titreyen mum ışığında..
Oluşan tüm gölgelerden…
Nefes alıp vermemden….
Çok ama çok korkuyorum…
Sokak lambası etrafında
Ümitsizce uçuşan kelebeklerden
Çok ama çok korkuyorum…
Korkuyorum kapı gıcırdamasından.
Dokunduğum lamba düğmesinden.
Duvardaki saatin tik tak sesinden…
Çok ama çok korkuyorum….
Korkuyorum cama vuran yağmurdan.
Beni çevreleyen dört duvardan…
Çok ama çok korkuyorum….
Korkuyorum giydiğim terkillerden.
Traş olurken yüzümdeki köpükten.
Aynadaki kendi resmimden…..
Çok ama çok korkuyorum…
Gökteki yıldızların kaymasından,
Yaktığım kibritin parıltısından..
Havaya üflediğim sigara dumanından..
Çok ama çok korkuyorum….
Ayağımdaki çorap,sırtımdaki gömlekten,
Sen yanımda yokken sensiz ölmekten
Çok ama çok korkuyorum.
Kiprik kırpmalarımdan,kalbimin atmasından
Gözlerimin durgun ve boş boş bakmasından..
Çok ama çok korkuyorum….
Bir daha ellerinden tutamayacağımdan..
Saçlarını asla ve asla okşayamacağımdan…
İnan çok ama çok korkuyorum…
Sensizlikten çok ama çok korkuyorum…
Korkuyorum,ama seni hala çok ama çok seviyorum.
Gel,gel ne olur gel seni çok özlüyorum…
BU ŞİİR KADİR ABİMİZDEN
OLURUN SESİ
Eğer sende www.olurunsesi.com adresini tıklarsan
Elalem dinlemesede, alem dinliyor sesini duyarsan.
Müzük dinlemek,hoş sohbet ,dostluksa eğer niyetin.
İşte gardaş bağımlısı olacagın yegane adresindesin.
Dj Muammer veriri size her türlü haberi Olur’dan.
Katı değildir,çalar size istediğiniz müziği her daldan.
Özlediğin sılandan uzaksan ,gurbetse senin kafesin.
İşte gardaş bağımlısı olacagın yegane adresindesin.
Dj Canem ve Hicran girer Ferdiden, Orhan babadan
Dj Emine sanat müzüği sever, en fazlada damardan
Duymuyorlarsa seni, dostlarına gitmiyorsa ki sesin
İşte gardaş bağımlısı olacagın yegane adresindesin.
Bir ilahi hayranları onlar dj Bahar ve Sevda bacımız
Onlarla azalır içimizdeki dernin manevi acılarımız
Kalp atışların artar,hızlanır alıp verdiğin her nefesin
İşte gardaş bağımlısı olacagın yegane adresindesin.
Dj Feyzullah ağır başlılık simgesi,Özkan neşe saçar
Tebessümün artar ,içindeki karanlık duyguların kaçar.
Gelin dostlar gelin burası sadece bizim değil ,herkesin.
İşte gardaş bağımlısı olacagın yegane adresindesin.
Ne köşkümüz ,sarayımız var nede küçük bir binamız,
Burayı ayakta tutan mangal gibi tertemiz yüreğimiz.
Gittiğin her yerde sadece güleryüz hoşgörü beklerisin
İşte gardaş bağımlısı olacagın yegane adresindesin.
K.HAŞİMOĞLU
BÜYÜK AŞK
Hangi büyük aşkın sonunda kavuşma umudu var.
Kalbime giden aşk yolunda bir tek senin izin var.
Hayat aramıza örse de aşılmaz çelik bir duvar.
Varsın olsun mahşerde kavuşmamıza izin var.
Aşkım,canım,cananım her şeyim sensin.
Şu fani dünya da bir tek düşmanım değilsin.
İster yağmur yağsın,ister kar,isterse dolu,
Islatamaz toprağı benim göz yaşlarım kadar.
Sen beni sevmesen de kalbim aşkınla dolu.
yaşarmıyım bilmem geçmişteki yaşlarım kadar.
Aşkım,canım,cananım her şeyim sensin.
Şu fani dünya da bir tek düşmanım değilsin.
Bir volkan var ki içimde her gün kaynar için için,
Senin yanmanı istem.Ondan kendini sakınsana.
Verseler aşkın badesini ikimize aşkınız için için
Benden başkası gönlüne girip aşık olmasın sakın sana.
Aşkım,canım,cananım her şeyim sensin.
Şu fani dünya da bir tek düşmanım değilsin.
İrem bahçesidir benim için sendeki koyun.
Giremesem eğer, atsınlar beni kaynar kazana.
Benim olmasan, beni kefensiz mezara koyun.
Adımın çilekeş olduğun söyleyin mezarım kazana.
Aşkım,canım,cananım her şeyim sensin.
Şu fani dünya da bir tek düşmanım değilsin
Leylamsın ben çöldeki Mecnun,Kadir ise adım.
İsterim mahşere kadar anılsın senin adın adımla.
Ömür bitiyor sonsuza gidiyoruz sessizce adım adım.
Aşkındır beni cennete götürecek atacağım son adımla
Aşkım,canım,cananım her şeyim sensin.
Şu fani dünya da bir tek düşmanım değilsin
K.HAŞİMOĞLU
BENİM İÇİN SEN
Bir lokma ekmek,bir yudum su,
Gökyüzündeki ay,güneş,
Her yıldıza bir eş
Benim için sen…
Kapanmayan yarama
Merhemsin.
Kullanarak harcayamam
Nasılsa kapanmayacak
Yaram…..
Elimdeki değil,
Dalındaki çiçeksin
Koklayamam,korkarım,
Kalbimde saklamak isterim
Ebedi solmayacak….
İsmimden daha değerli,
Canımdan daha kıymetli,
Dünya varlığımsın sen
Fiyat koyulmayacak…
Bir avuç nemli toprak
Göz yaşlarımla ıslanacak.
Yaprakta çiğ damlası
Ben ağladıkça çoğalacak…..
Mücadelemsin, ömür boyu
Usanmayacak,yılmayacak
Hep seni anacağım….
Hep seni seveceğim,
Geçmişte ki aşklarım üstüne
Kabuk tutmuş yaralarım
Sayende açılmayacak…..
Senden beklentim yok
Başka.Güneşten koru,
Soğukta kucakla,bedenim
Yağmurda ıslanmayacak….
Sevmeyeceksende,kaderimmiş
Derim….
Bağrıma taş basarım.
Eh gerisi Allah kerim…
İstersen çiğne ayak altında
Bu fani seni asla
Unutmayacak….
Bitecek bu sevgi sence
Nasılsa.
Terk edip beni gideceksin
Başkasına….
Aradan yıllar geçecek belki
Sende terk edileceksin…..
İşte o zaman
Pişman olacaksın yaptıklarına
Aklına
Geleceğim, beni
Arayacaksın,gittiğimiz
Yerlerde izlere bakacaksın,
Göremeyeceksin onları,geçen
Zamana çabuk kapatmış olacak…
Sonra,sonra rast geleceksin
Ortak dostlarımıza.
Soracaksın beni büyük
Heyecanla……….
Tarif edemeyecekler.
Bir kağıda yazılı
Adresimi eline verecekler….
Asınla aklından geçmeyen
Bir yere götürecek seni
Ayakların….
Kapımı çalmadan gir sessizce
Kapımı
Kilitli bulmayacaksın….
Arayacak taşlara yazılı
Numaralar arasında beni,
Bir sürü sessiz insanlar arasında
Gözlerin….
Sıra sıra yığın arasında
Takılacak gözün kağıtta
Yazılı olan numaraya.
Bulunca beni,kanın donacak.
Dudakların titreyecek,
Kelimler düğümlenecek
Boğazında…..
Göz yaşların buğulanacak
Akmayacak….
Diz çökeceksin baş ucuma
Dokunacaksın
Soğuk toprak bedenime,
Ama ben hissetmeyeceğim,
Okşayacaksın susuzluktan
Kuruyan saçlarımı,
Ben aldırmayacağım.
Dua edeceksin ellerin göğe açık,
Ben seni duymayacağım….
O zaman düşecek tembelce
Göz yaşların kirpiklerin
Arasından….
Önce yanaklarını,sonra
Sonra çeneni okşayacak,
Düşecek toprağıma.
Islatacak…..
O zaman işte geldiğini
Anlayıp,rahat edeceğim….
Karanlık gelmeyecek
Artık kabrim,
Terk etmeyecek
Beni çürüyen etim.
Sızlamayacak acıdan
Çıplak kalan kemiklerim.
Rahat uyuyacağım o zaman.
Çünkü, benim için özel
Olduğunu nihayet
Sende anlayacaksın…..
Kalsan da saatler boyu
İsterse günlerce
Fark etmez….
Bir kez daha beni
İster istemez terk edeceksin.
Bu sefer sana
Darılmayacağım….
Güle güle demek gelecek
İçimden,
Ama diyemeyeceğim.
Yolunu yine de
Bekleyeceğim.
Bir gün nasılsa
Sende elbet geleceksin.
Ben,seni her zaman
Olduğu gibi yine
Orada da bekleyeceğim.
Melekler verecek müjdemi
Nihayet ayrılmamak üzere
Kavuşmanın mutluluğu
Saracak içimi,ama ben
Yine saramayacağım seni….
Sarmış olacak gerçek sahibin,
Beni sardığı gibi.
Mecnunu ,Keremi,kimsesiz
Ferhat,Zavallı Garibi….
Ama hala saklı kalacaksın
Çürümüş kalbimin
Derinliklerinde..
En güzel yerindesin.
Çünkü çünkü sen var ya
Sen benim için
Hala çok ama çok değerlisin….
K.HAŞİMOĞLU
İKİMİZ
Sen varya sen,
Sana insan demeye dilim varmıyor,
Sen bir otsun…….
Yokkk yok ot bile olamasın,
Ot oldursan bir hayvan yer,
Yiyen hayvana yazık.
Sen varya sen bu dünyada yüreği taş olan
Tek yaratıksın…..
Hani ben sana canım,aşkım,hayatım herşeyim
Derdimya hepsini geri aldım ve…
Sen varya sen şerefsiz,namussuz,
Alçak bir o kadarda kahpesin
Değil bunlar sen verdiğim nefes bile olamasın.
Sen varya sen sevilecek degil vurulacak varlık,
Ama yooook sana tetiği çekecek parmağa yazık
Sen varya sen yere düşmüş bir boş kovan bile değilsin.
Seni görmediğim dakikalarda hep ağlardım,
Yanılmışım Rabbim affetsin,
Meğer sen ağlanacak değil yüzünü tükürülecek
Birisin,ama sana tüküren dudağa yazık,
Sen var ya sen bir damla tükrük bile değilsin…
Dilerim toprağa baksın o gözlerin,
Yar diye şeytanı sarsın o ellerin,
Benden sonra kaç can daha yakacaksın
Sen varya sen kalpsizsin.
Hani ikimiz ağaca isimlerimizin
Baş harflerini kazımıştık bıçakla
İşte ben senin baş harfini ordan sildim
Dişimle ,tırnağımla,yetmedi taşla
Sen varya sen isimsizsin,
Hani ikimiz yağmurda yürüdük yalınayak
Ayakkabılar ellerimizde,elele tutarak,
Şimdi yine yağmurda yürüyorum
Ellerim cebimde yere bakarak,
Sen varya sen gözyaşlarınla kalacaksın.
Hani ikimiz simit yerdik simitcide, çaya batırarak,
Şimdi yine simit yiyorum
Ama çay içmiyorum.
Sen varya sen lokmasız kalacaksın…..
Hani ikimiz aşk filmi izlerdik
Sen ağlayınca bende ağlardim.
Şimdi o filmi izliyorum
Ve kahkayala gülüyorum.
Sen var ya sen gülmeyi unutacaksın….
Hani ikimiz caddeler boyu vitrin izlerdik
Gelinlik,damatlık bakar,düğünümüzü hayel ederdik
Değil sen o kutsal elbiseyi giyecek
Sen varya sen kefen bile giyemiyeceksin…..
Hani ikimiz komşu bahçeden erik aşırıdık
Laf olsun,yemez,birbirimize atardık.
Sahibi kovalar , biz gülerek kaçardık.
Sen varya sen o eriklere bile muhtaç kalacaksın….
Hani ikimiz taş yüzdürüdük su üstünde sahilde
Mehtabı seyrederdik zifiri karanlıkta
Yakamozlar bizi kıskanıyor derdin belkide
Sen her günün karanlık olacak güneşi ayı görmeyeceksin….
Hep zifir karanlıkta kalacaksın……
Hani ikimiz yatar resim çıkardık yağan karda
Kardanadam yaparken üşüyen ellerimiz ıstırdık
Birbirimizin koltuk altında ,oturuken duvarda
Sen var ya sen o yağan karın altında yatacaksın
Hani ikimiz yemin etmiştik,söz vermiştik.
Ne bugün nede bundan sonra başka aşk yasak bize
Ölümüm senle olsun demiştin unuttunmu?
Benim için çoktan öldün sen,yaşamıyorsun
Sen varya sen öldüğünde cemaattiz namasız kalacaksın…..
Yanlızlığına yanacaksın.Hep yalnız kalacaksın….
Sen varya sen bu dünyada da oldugu gibi orda da yanacaksın…
K.HAŞİMOĞLU
ONURUM VATANIMDIR
Kürt özgürlüğü dedi bu oyunu başlatılar
Hani kürtük içindi; sizin bu mücadeleniz
Önce kadın,çocuk öldürüp,mezra yaktılar
Yazık,çok yazık yahudi oyununa geldiniz.
Nerde bir mülüman var orada kan kokusu
Al işte Afganistan,Pakistan ,Bosna Hersek
Bu savaş değil ,bu bir gaflete düşme uykusu
Eyhad ;oyunları tutacak, biz böyle gidersek
Edirne,Hakkari,Bursa,Şemdinli,Dıyarbakır
Hepsi bizim,her birinde var şehitdimin kanı
Sen boşuna öldür,gençlerin ölsün takır takır
Savaştırır, ama kurtaramaz seni ABD başkanı
Biz ,Oğuz ,Osmanlı, Çanakkele geçilmez torunu
Yedi düvel alt edemedi bu milleti ki, sen yıkasın
Bu ne senin nede benim,bu sorun İslamın sorunu
Uyuma ey gafil dinin için savak ki refaha çıkasın
Vatan için barış namusumuzdur,savaşsa onurumuz.
Ben ne namusumdan nede onurumdan vaz geçerim
Edirneden Karsa kadar karış karış bizim yurdumuz
Ben bu vatan için bayrak diker, birde kefen biçerim.
Savaşcı milletiz bir ölür bin diriliriz ,bunu unutma
Şahidimin kanını yutturmam sana, kustururum seni
Kana beni sen çektin ,sen ananın göz yaşını kurutma
Oyununa geldin gebersende AB duymaz senin sesini.
Başlattığın kahpeliği istesende bitiremesin çok geç
Kandile, Zahoyada kaçsan ensendeyim kapbenindölü
Türk’e kafa tuttunya bir kere ,ölümlerden ölüm seç
Cehennem ateşi olacak sana Mehmetciğimin ödülü.
Kalleşce saldırmayı sen savaşmı sandın ha itoğlu it
Masum insanı öldürmek ,gelen hizmeti engellemek
Sen barut oldun ,yakacak seni yahudi, elinde kibrit
Bu vatan benim namusum,Onurumsa onu için ölmek.
Şiir:Kadir HAŞİMOĞLU
OLUR’CA
Bizim ilçemiz Erzuruma bağlı
Herkes Olur bilir, doğrusu Olor
Tarlasında tumpun da bolca bulunur
Girgati,dardağani illede salor
Bu yıl parası çok zaar ki
Cemil beg hirtlegine gadar
Doldumuş tükanini urba ile pırti
Ana sen teze hamur yoğur
Yap bize ya mafiş yada etli hıngeli.
Gaygıkda ki ekmek musaf çalsın çok kerti
Tavuğ yumurtlamiş emmimgilin merekte
Harami pisik yemiş pindeki pingeli
Çok gargiş ettim vuruculer vura o pisigi
Dünde ne bölme goydi nede guşgana terekte.
Bu yil tor tosunlari harmanda goşacam geme
İşim çok zor herhal çoğ edecem hengeme
Tavatur yorgunam dallarim tutulmiş
Guşluk vakti çakrağa çevirdim gavari
Bizim gudik tek başina otarer goca davari
Bu yaz çok töredi bayirlarda çekürge
Tarlada ne buğda nede arpa heç galmamiş
Bele giderse yiyeceyuğ yine kerdüge
Mallardan ey gurtulduk heç deme ki
Kesime verdim bu yıl danayi, mozigi, sipayi
Çok kesmük atar ama naydem yinede
Motora vurduracam o yüzdeki tarlayi
Abddullah usta bu sefer peşguni ey degürmi yapmiş
Yaptuğu teşiyi, oglavayi Horgette uninen satmiş
Geçen gün Çuccuğun gudurgan veletleri
Culuğlara yedürmişler bizim bostandaki lobiyeleri
Bir gorusam gebertecem ben o dobibleri
Yirmi sar ağbuni uçgunda töktüm çağıl tarlaya
Bu yıl guruğ hep gapturdu cücükleri sarsağana,garğaya
Mehenglilerle ey ongarmiş yayladaki kürünleri,pungari
Poşalar çalmiş galdavarın içindeki agildan gişgari
Şiir :Kadir HAŞİMOĞLU



del.icio.us
Digg
Yorumlar (1 Gönderilenler):
Yorum Gönder